OKULA UYUMDA İNİŞ ÇIKIŞLAR

Okulların ilk haftası geride kaldı. Yeni başlayan miniklerin kimisi ilk günleri istekle, hevesle kimisi biraz göz yaşıyla, kimisi gitmek istemiyorum serzenişleriyle geçirdiler. Tam da bu aşamada uyum sürecinin nasıl işlediği, nelerin beklendik olduğu ve ebeveyn olarak uygun yaklaşımları tekrar gözden geçirelim istedik. Çünkü biliyoruz ki bazen ailelerin kafasını karıştırsa da uyum süreci her zaman doğru bir eğriyle ilerlemez. İniş çıkışları olabilir, çok zorlu görünürken bazen aniden yoluna girer ya da her şey yolunda görünürken birden direnç başlayabilir. Gelin daha detaylı bakalım.

Okula uyum aşamasında genellikle 5 tip çocuk davranışı görüyoruz.

  1. İstek ve hevesle başlayıp aynı şekilde devam eden çocuklar,
  2. İlk günler anne babadan ayrılıp okula girmekte zorlanan, ağlayan, okula karşı direnç gösteren ve bir süre sonra alışan çocuklar
  3. İstekle başlayıp birkaç gün ya da 1 – 2 hafta sonunda okula gitmeyi reddeden çocuklar
  4. Evden büyük bir motivasyonla çıkıp okul kapısında direnç gösteren ya da tam tersini yapan çocuklar
  5. En başından beri okula karşı direnç gösteren, anne-babadan ayrılmakta zorlanan ve sınıfa girmeyi reddeden çocuklar

Öncelikle tüm bu davranışların okula uyum sürecinde olağan olduğunu, endişe gerektirmediğini bilelim. Yalnızca toddler gibi küçük yaş gruplarında, en başından itibaren zorlanan çocuklar için bu zorlanmanın sebebi okula başlamak için henüz yeterli hazır bulunuşluluğa erişmemiş, anne-babadan ya da güvenli ev ortamından uzaklaşmaya hazır olmaması olabilir ki bu gibi durumlarda çoğunlukla okul yönetimi aileyi yönlendirecektir. Bunun dışında başlangıçta direnç gösterip alışan çocuk kadar doğaldır hiç sorun yaşamayıp 2 hafta sonra “ben okula gitmeyeceğim” diyen çocuk. Aile tarafında ise çoğunlukla başlangıçta zorlanan çocuğun kuvvetli direnci “Eyvah, benim oğlum hiç alışmayacak mı hep mi yaşanacak bu kriz” dedirtirken bir süre sonra direnç göstermeye başlayan çocuğun ailesi de “Ama hiçbir sorun yoktu, acaba ters giden bir şey mi oldu” endişesi taşır. Hatta bazen paniğe, umutsuzluğa kapılır ve çocuğunu okuldan almaya kadar gider işin sonu.

Halbuki ailenin de çocuğun da ihtiyacı olan tek şey biraz zaman ve sabırdır, doğru yaklaşım ve destek ile uyum gerçekleşecektir. Ancak bu süreç kimi çocuk için 1 hafta iken kimi çocuk için 1 ayı alabilir. Ailenin ve okulun ortak yaklaşımı sürecin nasıl işleyeceğinin kaçınılmaz en önemli belirleyicisidir. Açıkçası, çocuğun okula alışması için mutlak yöntem şudur diyebileceğimiz bir yöntem yok. Her çocuğun ve ailenin ihtiyacına, yapısına göre farklılık gösterebilir belirlenen yöntem ancak mutlak olan ve dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıralayabiliriz.

  1. Okul ve aile güven ilişkisi içinde birlikte hareket edebilmeli. Ebeveyn- çocuk arasında duygular geçirgendir. Eğer aile çocuğunu okula bırakmakla ilgili yoğun kaygılar yaşıyor, güvensizlik hissediyor, ayrılmakta zorlanıyorsa emin olun çocuğun uyum sağlaması güçleşecektir. Dolayısıyla okul ile iletişime geçerek önce kendimizi iyileştirmek önemli.
  2. Ayrılık sürecini mümkün olduğunca kısa tutmalı. Bazen tam öğretmenine yönelmiş olan çocuğumuzu son bir kez öpmek, sarılmak, kucaklamak isteriz. Sonrası ise gözyaşı … Dolayısıyla uzun vedalaşmalar yerine aramızda şifre gibi olacak bir göz kırpma bir el hareketi harika olabilir.
  3. Ya da tam tersi olur, öğretmeninin yanına sakince giden çocuğun uyumunu bozmamak düşüncesiyle, hiçbir şey söylemeden arkasını döner ve uzaklaşır aile. Halbuki güvenin zedelenmemesi için, “Ben şimdi işe gidiyorum, okul süresi bittiğinde gelip seni alacağım, iyi eğlenceler” demek önemlidir.
  4. Duygusal olarak ayrılığı tolere etmekte zorlanan çocukların sizden ufak bir parça taşıması rahatlatıcı olabilir. Küçük bir fular, toka, fotoğraf vb. Ya da özlediğinde yanağına konduracağı sadece sizin aranızda olan gizli bir öpücük, bir sarılma vb.
  5. Bir gece önceden pazarlık başlar bazen. Pazarlığa girmemek, sohbeti uzatmamak önemlidir. “Yarın okul günü, senin yaşında olan diğer çocuklar gibi sen de yarın okula gideceksin ama okul süresi bittiğinde ben gelip seni alacağım”.
  6. Her zaman çocuğun ritminde gitmeli. Onu başkalarıyla karşılaştırıp, “Ama bak arkadaşların ağlıyor mu hiç” diyerek, daha hızlı adımlar atması daha kısa sürede uyum sağlaması için onu zorlamamak çok önemlidir. Bazen farkında olmadan yaparız bunu ama bazı çocuklar sadece küçük adımlarla, kısa sürelerle güven duyabilir. Bu noktada okul ile birlikte çocuğunuzun ihtiyacına uygun bir planlama yapmak çok kıymetlidir. Ve elbette onu dinlemek.

 

Okul ile işbirliği ile ilerlendiğinde, sakinlik ve sabırla emin olun mutlaka uyum gerçekleşecektir. Sağlıklı, huzurlu, keyifli bir yıl olsun tüm çocuklar ve aileler için..

 

Ceren Yüksel Dışpınar

Klinik Psikolog