OKULA UYUM SÜRECİ

Ağustos- Eylül dönemi pek çok aile için farklı ve özel bir anlam taşır. Yepyeni bir başlangıcı; “okulu” simgeler ve elbette bu “ilk” hem ebeveynler hem de çocuklar için heyecan verici olmakla birlikte, kaygı uyandıran bir durum da olur çoğu zaman.  “Uyum süreci” olarak adlandırdığımız bu dönemi, sağlıklı ve olabilidiğince kısa sürede geçirmek adına atabileceğimiz adımları birlikte gözden geçirelim istedik.

  1. Okul başlamadan önce çocuğun okulu ziyaret etmesini sağlamak:

Okula başlamadan önce, kısa bir süre de olsa okulun içerisinde bulunmak okulun tanıdık ve güvenli bir yer olduğunu hissettirecektir. Hatta mümkün ise, öğretmeniyle tanışarak yapacağı kısa sohbet, okula adaptasyonunu kolaylaştıran bir etken olacaktır.

  1. Okul süreci ile ilgili detaylı ve gerçekçi bilgilendirme:

Çocukların okula neden gittiği, okulda kimlerle olacağı, neler yapacağı, kimden ne konuda yardım isteyebileceği, gibi konularda kısa ve somut bilgilendirilmeye ihtiyacı vardır.  Okulu sadece oyun oynayacağı ve eğleneceği bir yer olarak tanımlamak değil gerçekle örtüşecek şekilde, arkadaşlarıyla vakit geçireceği, oyunlar oynayacağı ama aynı zamanda yeni bilgiler öğreneceği, etkinlikler, aktiviteler yapacağı bir yer olarak tanımlamak daha doğru olacaktır.

  1. Oryantasyon programına uyum göstermek:

Çocuklar; uyum için okulun ilk günlerinde kademeli bir geçişe ihtiyaç duyar ve eğitimciler de bu noktadan hareketle bir oryantasyon programı hazırlarlar. Buna göre, çocuğun ilk günlerinde okul süresini kısa tutmak ve okulda geçirdiği süreyi yavaş yavaş arttırmak faydalı olacaktır.  

  1. Birlikte hazırlanmak:

Okul eşyalarını, kıyafetini bir gece önceden ve birlikte hazırlamaya özen göstermek çocuğun sürece dahil olduğunu hissederek ve okulunu daha çok sahiplenmesine yardımcı olacaktır.

  1. Sorularını yanıtlamak:

Çocuklar adaptasyon sürecinde, okula dair soruları tekrar tekrar sorabilirler. “Okul ne zaman bitecek?”, “Beni kim alacak?”, vb. Çocukların tekrar eden soruları çoğu zaman merakını gidermek için değil, kendisini rahatlatmak, kaygısını gidermek içindir. Dolayısıyla bu dönemde aynı sorulara, sabırla ve sakinlikle aynı cevabı verebilmek önemlidir.

  1. Hazırlıklı olmak ve anlamak:

Çocuklar okula karşı çok istekli ve hevesli olsalar, sürece olumlu başlasalar da bir süre sonra isteksizlik yaşayabilir, okula karşı direnç gösterebilirler. Bu durumun doğal olduğunu bilmek ve hazırlıklı olmakta fayda vardır. Bunun yanı sıra elbette okula karşı gösterdiği direncin ve sergilediği davranışların altında yatan dinamikleri araştırmak gerekir. Çocuğun tepkilerine yol açan duygular irdelendikten sonra; anlaşılan duyguları çocuğa yansıtmak faydalı olacaktır. “Orada kalacağını düşündüğün için korkuyorsun galiba, ama merak etme her çocuk gibi sen de evine döneceksin. Ben gelip seni alacağım” vb.

  1.  Kararlı ve Tutarlı olmak:

Uyum aşamasında çocuklar pek çok kez “ Sadece bir gün,  bugün gitmesem, yarın söz gideceğim” gibi cümleleri kurabilirler. Bu noktada gidilmeyen o bir günün çocuk için devamının geleceğini unutmamak gerekir. Devamlılığın sağlanması özellikle ilk günlerde çok daha önemlidir. Aynı kararlılık ve tutarlılığın, çocuk ile ayrılırken de sergilenmesi gerekecektir. Elbette bu noktada çocuğun bağımsızlaşmasına ve ayrılmaya ailenin de duygusal olarak ne kadar hazır olup olmadığı önemlidir. Bu duygusal geçişe hangi ebeveyn daha hazır ise; okula bırakıp-alma konusunda onun görev alması süreci kolaylaştırabilir.

  1. Bir rutin oluşturmak:

Bilindiği gibi çocuklar rutinleri çok sever ve kendilerini güvende hissederler. Çantayı hazırlamak, kıyafet seçmek, kitap okuma ve uyku gibi bir rutininin yanı sıra, ayrılırken sadece sizin aranızda olacak, bir sözcük, sarılma biçimi, mimik gibi bir şifre ile vedalaşma süresini kısa tutmaya çalışabilirsiniz.

  1. Okul sonrası aktif vakit geçirmek:

İlk günler çocuklar açısından kaygı verici olduğundan; sevgi, şefkat ve güveni her zamankinden biraz daha fazla hissetmeye ihtiyaç duyabilirler. Dolayısıyla okul sonrası aktif zaman geçirmek, birlikte keyifli bir aktivite yapmak, çocuğun okulda yaptığı etkinlikler var ise; onlardan bir sergi oluşturmak, ailenin diğer üyelerine de göstermesine fırsat vermek anlamlı olabilir.

  1. Okul ile İletişim içerisinde olmak:

Çocuğun uyum sürecinde, hem okulu bilgilendirmek hem de okuldan bilgi almak çocuğun ihtiyacını anlamak ve ihtiyacına uygun hareket edebilmek açısından önemlidir. Bu sebeple ebeveynin okul ile olumlu bir ilişki kurması ve özellikle ilk günlerde sık iletişim halinde olabilmesi önem taşımaktadır. 

Ebeveyne Not..

Ve elbette duyguların, özellikle de kaygının ebeveynler ve çocuk arasında bulaşıcı olduğunu bilmek gerekir. Aileden ayrılırken anne ya da babasının güvensizliğini, tedirginliğini hisseden çocuk; az sonra aileden ayrı olarak gireceği ortamda endişe verici bir şey olduğu, kendisi için tehdit içeriyor olabileceği düşüncesini geliştirir ve bu sebeple uyum süreci güçleşir. Dolayısıyla bu noktada önce ailenin güven duyması ve duygu kontrolü bu süreçte çok önemlidir. Belirli bir süre belirli zorlukların yaşanması çok olağandır ve sabır gerektirir. Ancak elbette ki devam eden durumlarda ve ihtiyaç halinde uzman desteği almaktan kaçınılmamalıdır.

 

                                                                                                                                     Ceren  Yüksel Dışpınar

                                                                                                                                 Klinik Psikolog