Bebek Gelişimini Desteklemek

  •  10.10.2020
  •  

Bebek Gelişimini Desteklemek

Size de aşağıdaki Google aramalarından herhangi biri tanıdık geliyor mu?

 “1 ay bebek gelişimi”

“Yenidoğan bebek refleksleri nelerdir?”

“Bebekler ilk hangi hafta sesli güler?”

“Bebeğim ne zaman dönebilir?”

Eğer öyleyse, ebeveynliğe hoş geldiniz! Bebeğinizin dönüm noktalarını merak etmek ve endişelenmek tüm ebeveynler için çok yaygın bir deneyimdir. Bir gelişim psikoloğu olarak görevim, gereksiz endişeyi ve kendinden şüphe duymayı kaldırıp bebek ve çocuklarına mümkün olan en iyi başlangıcı sağlamanıza yardımcı olmaktır. Bu yüzden bugün sizlerle bebeğinizin gelişimsel kilometre taşlarını desteklemenin ne kadar basit, kolay ve eğlenceli olabileceğini paylaşmak istiyorum!  Hem de doğduğu günden itibaren.. hem de OYUN yolu ile! 

Tam da bu arada gelişimsel kilometre taşları nedir onu açmak yerinde olur diye düşünüyorum. Elbette hiçbir bebek diğeriyle tıpa tıp aynı gelişim hızını göstermez. Her bebek biriciktir ve kendine ait bir gelişim hızı vardır. Bununla birlikte, bebeklerin çoğunun belirli beceri ve davranışlara ulaştığı, belirlenmiş gelişim aralıkları bulunmaktadır. Bebekler gelişimin bu kilometre taşlarına beklenen zaman aralığı içinde ulaşmadığı zaman gelişimsel gecikmeden şüphelenilebilir. Kısaca gelişimin başlıca alanları için genel nitelikteki ana hatların sıralanması olarak tanımlayabileceğimiz gelişimsel kilometre taşlarını biliyor olmak bir ebeveyn olarak sizin yeni doğmuş bebeğinizin becerilerinin zaman içerisinde nasıl değiştiğini görmenize, aynı zamanda da farklı gelişim alanlarındaki gelişim sürecinde, her şeyin yolunda gidip gitmediğini anlamanıza yardımcı olur.

 

Peki yeni yenidoğan bebeklerde önemli kilometre taşları nelerdir? Kısaca onlara bakalım;

  • Ellerini yüzüne doğru yaklaştırabilir
  • Parmağınızı  avucunda tutabilir
  • Yüz üstü yatarken başını bir yandan diğer yana hareket ettirebilir.
  • 10 ila 15 cm uzaktaki nesnelere odaklanabilir, gözlerini bir nesne üzerinde sabit tutabilir.
  • İnsan yüzlerini diğer şekillere tercih eder.
  • Çok iyi duyabilir.
  • Yaklaşık 3 aylık olduğunda nesne ya da kişi hareket ederken onu gözleri ile takip edebilir.

İşte yeni doğan bebeğiniz tüm  bu becerileri sayesinde doğduğu andan itibaren dünya ve diğer kişiler hakkında çok önemli şeyler öğrenmektedir.  Bazen inanması zor gelse de, bebekler doğduklarında çoktan öğrenmeye başlamıştır! Yeni doğan bebeğin beyni yetişkin beyninin yaklaşık % 25'i kadarken, bebeğin ilk doğum gününe kadar bir çok sayıda öğrenme deneyiminin doğrudan bir sonucu olarak beyin hacmi iki katına çıkmaktadır. 

Yeni Doğan Bebek Oyun ve Oyuncakları

Elbette bu dönemde bebeğinizin ilk ve en değerli oyuncağı sevgi dolu bakım ve güven veren ebeveynleridir. Sizin ilgi ve odağınızda nasıl bebeğiniz var ise, onun için de siz varsınız. O sebeple en değerli anlar sizin bebeğinize odaklandığınız anlardır. Onu beslerken, altını değişirken onunla konuşmanız, ona hoşlanacağı biçimde dokunmanız ve sık sık göz teması kurarak yüz yüze etkileşimde bulunmanız, onu çevresiyle ilişki kurabilmek için rahatlatacaktır. 

Bebeklerin ihtiyaçlarını paylaşacak kelimeleri olmadığından yakın çevresiyle iletişim kurmak için oyunu sıklıkla kullandığından, bebeğinizin her uyanık olduğu an bir etkileşim fırsatıdır. Bu dönemde yeni doğan bebeğinizi olabildiğince yakınınızda tutmak, sıkı sıkı sarılmak, pışpışlamak, dokunmak, öpmek gibi türden yaklaşımlar hem aranızdaki ilişkinin güçlenmesine, hem de bebeğinizin gelişimsel kilometre taşlarını adım adım desteklemeniz için ilerideki öğrenmeler için sağlam bir temel sağlayacaktır. 

Yenidoğan bebeğinizin anne karnında en fazla duyduğu ses ebeveynlerininki olduğu için doğduğu andan itibaren sizi tanıması, sesinizi duyduğu anda tepki vermesi son derece doğaldır. Onu rahatlatmak için onunla bol bol konuşarak bu fırsatı değerlendirebilirsiniz.  Onu kucağınıza alıp konuştuğunuzda her zaman aynı ses tonuyla konuştuğunuzda çok geçmeden sesinizin güzel şeyler ifade ettiğini bilecektir. Yeni doğan bebekle ilişki kurmak için mükemmel olan bir diğer şey de ona şarkılar ve ninniler söylemenizdir. Ona söyleyeceğiniz şarkılara eşlik etmek üzere seçeceğiniz özellikle yüksek ses çıkarmayan ve yumuşak bir çıngırak bu dönem için güzel bir oyuncak olacak ve bebeğinizin işitme duyusunu uyaracaktır. Eğer ellerini açıp kapayabiliyorsa ona elleriyle kavraması için çıngırağı eline verebilirsiniz.

Yenidoğan bebeğin ilgisini genellikle yüksek konstrastlı renkler, parlak renkli cisimler çektiğinden, özellikle siyah-beyaz- kırmızı gibi kontrast oluşturan renkler ve parlak renkli renkli oyuncaklara bakmaktan zevk alır. Yüksek kontrastlı grafikler, parlak renkler veya siyah-beyaz desenler içeren resimler ve kitaplar yenidoğan bebeğinize sunabileceğiniz ilk oyuncaklar olmaya adaydır. Özellikle bu türde nesneleri ya da resimleri seçip, onun görme alanına getirip ilgisini çektikten sonra  giderek uzakta tutarak görme mesafesini genişletebilirsiniz. 

Daha önce yenidoğan bebeğinin dokunma yetisi de gayet gelişmiş olduğundan bahsetmiştim. Bebeğin kolları ve elleri, size dokunması ve keşfetmesi için serbest olduğundan emin olacak şekilde bebeğinizin ellerini alıp yüzünüze koyarak, ellerini burnunuzda, yanaklarınızda, saçlarınızda gezdirmesine fırsat verebilirsiniz. Ellerine ve parmaklarına nazikçe masaj yapabilirsiniz. Yumuşak ve pürüzsüz yüzeyleri seven bebeğinizi yumuşak bez kitaplarla bu dönemde tanıştırabilirsiniz. Yumuşak bir ses tonu ile kitabı bebeğinize okuyabilirsiniz. Bebeğinize Kitap okumanın dil ve konuşma gelişimine katkısının ötesinde en önemli sebebi, kitap okuma aktivitesiyle birlikte sizin sesinizi duyuyor ve yakınlığınızı hissediyor olmasıdır.

Son olarak oyun oynarken her zaman aklınızda olması gereken bir püf nokta ile yazıma son vermek istiyorum. Şayet bebekler oyun sırasında yorulur veya acıkırsa, oynamayı bırakacaktır. Eğer bebeğiniz  oyun oynarken  gözlerini kaçırıp uzağa bakar, yüzünü buruşturur, yumruklarını sıkar, kıpırdar, huysuzlaşırsa  dinlenme molası veya şekerleme zamanı gelmişdemektir. Böyle durumlarda oyun faaliyetleri konusunda ısrarcı olunursa bebek fazla uyarıldığı için olumsuz duygular ağır basacak ve bebeğiniz kolayca ağlayacaktır.

Uzm. Gelişim Psikoloğu Duygu PEKEL GÖKSEL