0-2 Yaş Dil ve İletişim Gelişimi

  •  1.11.2020
  •  

Karşılaştığım ebeveynlerinin neredeyse hepsinin bebeklerinden dört göze beklediği iki şey vardı; Bebeklerinin “ilk adımları” ve “ilk kelimeleri”. Genel olarak ebeveynlerden  bebeklerinin  yürüme zamanı ilgili gelen sorulara “eğer fizyolojik bir problemi ya da gelişim geriliği yoksa bebeğiniz zamanı geldiğinde yürür, 9 ayda yürümesi de normal 17. ayda da! Siz onun yürümesini destekleyici ortamı sağlayın, ona denemeler yapması için fırsat verin ve gerisini ona bırakın!

Ayrıca bilmenizi isterim ki  bir bebeğin erken yürümesi onun zihinsel gelişimin önde gittiğinin belirleyicisi değildir” diyerek cevap verirken, benzer şekilde ilk kelimelerini bekleyen ebeveynlere de, dil gelişiminin de yürümek gibi doğal bir süreç olduğunu, bebeklerinin gerekli olgunluğa ulaştığı yaklaşık 1 yaş civarı ilk kelimesini duyabileceklerini söylerim. Fakat özellikle çocukların konuşmaya başlaması zamanı ve  sonrasında  dili iyi bir şekilde kullanmayı öğrenmesinin, onun zihinsel gelişiminin en önemli göstergelerinden biri olduğunun, bu sebeple dil ve iletişim becerilerinin gelişiminin önemle dikkatle izlenmesi ve desteklenmesi  gereken bir süreç olduğunun altını çizmeye önem veririm.

Çünkü çocuklar konuşma becerisi kazanırken aynı zamanda yaşamlarının gerek zihinsel gerekse de sosyal etkileşimlerini düzenleyen kendilerine özgü bir sisteme de kavuşurlar. İnsanlar konuşma yoluyla düşündüklerini, hissettiklerini ifade etmekte, zihinsel yapısını ve görünümünü açıklığa kavuşturmaktadır.

Konuşmayı öğrenmek karmaşık bir beceridir. Konuşma zihinde başlayan ve sözlere doğru uzanan bir süreci kapsamaktadır karmaşıkbir beceridir. Bu süreçte düşünce, duygu, beyin, konuşma organları ve sesler yer almakta, bir dizi karmaşık işlem yapılmaktadır. Konuşma doğuştan getirilen bir yetenek değil; sonradan kazanılan ve geliştirilen bir beceridir. Çocuk, dil öğrenirken değişik ama birbirini takip eden belli başlı aşamalardan geçer. Dil ve iletişim gelişimi aşamaları hakkında daha fazla bilgi için Dil Gelişiminde Önemli Kilometre Taşları yazımı inceleyebilirsiniz.

Doğumdan itibaren dil ve etkileşim açısından zengin bir ortamda büyüyen çocukların, zihinsel gelişim kapasitelerini en üst düzeyde kullanabildiklerini, geçmişten günümüze bir çok araştırma ispatlamıştır. Ebeveynler konuşma öncesi dönemde gelişimini destekleyici aktiviteler  yaparak çocuklarının dil ve iletişim gelişimini destekleyebilir, bu sayede zihinsel gelişim kapasitelerini en üst düzeyde kullanmalarınına olanak vererek, onların öğrenme, anlama, kendini ifade etme becerileri geliştirmesini sağlayarak geleceğine pozitif yön verebilirsiniz.

Elbette bu çocuğunuzun kapasitesinin üzerinde olanı yapması, daha erken yapmasını ve daha iyi yapması için baskı yapmak değildir. Birazdan vereceğim öneriler çocuğunuzun doğal gelişim süreci içinde dil ve iletişim becerilerinin gelişmesine  yardım ederken onların var olan potansiyelini en üst seviyede gelişmesine yardımcı olacaktır. İşte doğumdan itibaren onu konuşmaya teşvik edecek önerilerim:

1. ONUNLA KONUŞUN

Kural çok basit. Bebeğinizi doğduğu andan itibaren ne kadar çok kelimeyle tanıştırırsanız , o kadar çok kelime öğrenecektir. İşte bu sebeple  her gün yaptığınız sıradan şeyler hakkında konuşarak başlayabilirsiniz - örneğin, "Bu kıyafetleri dışarıya asıyorum çünkü güzel bir gün". “bugün yemekte sebze çorbası var”. “Susadın mı? Su mu içmek istiyorsun? İşte sana su.”

Çocuğunuzun ilgi alanlarına mutlaka yanıt verin ve bunlar hakkında konuşun. Örneğin, çocuğunuz arabaları çok seviyorsa, oyunlarında  araba kullanıyormuş gibi yapıyorsa arabasıyla nereye gittiğini sorabilirsiniz.

Ona bol bol kitap okuyun ve şarkılar söyleyin. Arabada tekerlemeler, hikayeler anlatın ve şarkılar çalın. Şarkı söyleyerek, tekerlemeler söyleyerek, konuşarak, okuyarak ve hikayeler anlatarak sözel iletişime verdiğiniz gibi sözel olmayan iletişime de önem vermeyi unutmayın. Onunla konuşurken bol bol yüz ifadesi ve jestlerinizi özellikle de ellerinizi kullanın. Bu sizi olduğunuzdan daha da büyüleyici kılar. Zaten bebeğinizin hayatındaki en ilgi çekici şeylerden birisiniz. Ancak konuşma eylemi etrafında ilgi uyandırdığınızda, bebeğinizin daha uzun süre sizizle ve onunla ne konuştuğunuzla ilgilenmesini sağlarsınız ve bu da bebeğinize konuşmayı öğrenme fırsatı verir.

2. ONU DİNLEYİN

Araştırmalar, bir çocukla konuşmak kadar vermek kadar önemli olduğu kadar, onun kendisini ifade etmesine de izin vermenin de aynı derecede önemli olduğunu gösteriyor. Dinlemek ve ne söylediğine dikkat vermek.

Çocuğunuz "konuşurken" ona gülümseyerek ve onunla göz teması kurarak onu gerçekten dinlediğinizi gösterin. Ayrıca çocuğunuzun konuşma çabalarını da övün. İki yönlü sohbeti teşvik etmek için çocuğunuzun kelime girişimlerini kopyalayın ve geri gönderin. Ayrıca temel kelimeler üzerine inşa edin - örneğin, çocuğunuz "tren" dediğinde, "Evet, bu büyük bir kırmızı tren" diyebilirsiniz.

Çocuğunuzun size verdiği şeyi alın, büyütün ve geri verin. Çocuğunuz "top!" Diyorsa Onlara “Evet! Bu bir top, büyük, kırmızı top! Topu Sektir!” Buna dil genişletme denir: Bir kavram alın, biraz büyütün, sonra onu ufak tefek çocuğunuza geri verin. Dil kolaylaştırmanın en önemli yönlerinden biridir ve bunu ebeveynlere her zaman tavsiye ediyorum.

3. İSİMLENDİRİN

Bir çocuğa ne gördüğünü, ne yaptığını veya ne hissettiğini söyleyerek bir geribildirimde bulunduğunuz zaman beynindeki dil merkezinde önemli nöron bağlantıları gelişmesini sağlarsınız. Çocuğunuz henüz söylediğiniz şeyleri anlamayacak yaşta gibi görünse de konuşmadan veya anlamadan önce bu bağlantıların gerçekleşmesi desteklenmiş olur.

Çocuğunuzun o anda odaklandığı şeyler arasında bulunan herhangi bir şeyi adlandırabilirsiniz. Bu şey bir kişi, bir nesne, bir eylem, bir his veya birkaç şeyin kombinasyonu olabilir. Bir çocuk ayağı ile ilgilendiğinde “Evet, bunlar senin ayakların” demeniz bile faydalıdır. Çocukların neye odaklandığını tanımladığınızda, etraflarındaki dünyayı anlamalarına ve ne bekleyebileceklerini bilmelerine yardımcı olursunuz. Adlandırma, ayrıca çocuklara kullanmaları için kelimeler verir ve onları önemsediğinizi göstermeyi sağlar.

4. MIŞ GİBİ YAPIN

Oyuncak bir telefonla onun da tanıdığı bir yakınınızı, sevdiği bir aile büyüğünü ya da hayali bir arkadaşı arıyormuş gibi yapın. Bu sayede çocuğunuz, bu oyuncak telefonunun diğer ucundaki hayali arkadaşı ile konuşma becerilerini - merhaba, nasılsın, seninle konuşmak güzel, hoşçakal - pratik yaparak geliştirebilir. Ayrıca bu oyuncaklarda sesli mesajlar ve birlikte söylenen şarkılar da dahil olmak üzere bir çok faaliyet içerdiğinden onun bu sayede konuşmasını desteklemeye yardımcı olacaktır.

Dil gelişimine yardımcı olacak en iyi oyuncaklar, etkileşimli olanlardır. Tek başına bir oyuncakla meşgul olmak yerine sizinle birlikte arabayı ileri geri birbirine doğru sürmek, topu birbirinize yuvarlamak, birlikte kule dizip yıkmak gibi çok önemli iletişimsel beceriler, sanıldığından çok önemlidir ve gerçekte  olan oyuncakla oynarken gerçekleşen etkileşimlerdir. Bir kule dizin ve sonra  “düşüyor düşüyo düştüü. “ deyin ve elinizle kuleyi yıkın. Ne kadar gürültülü olursa o kadar iyi. Daha sonra ondan bekleyin ,bir o, bir siz.İşte size sıra alma ve harika bir karşılıklı iletişimin temeli.

Vücudun bölümlerini gösterin ve adlandırın veya bir oyuna dönüştürün - örneğin, "Ağzın nerede?"

5.KISITLAYIN

Unutmayın ki TV’den konuşma ve iletişim ÖĞRENİLMEZ. Bilgisayar oyunları veya iPad uygulamaları da bunu yapmaz. Bu şeylerin kavramları öğrettiğine inancınız olabilir. Evet bazı uygulamalarla harfleri, renkleri, saymayı veya yeni kelimeler öğretebilirler. Ancak dil ve iletişim - tanım gereği - etkileşimlidir. Ekranlar etkileşimli değildir. Kardeşler, büyükanne ve büyükbabalar,  komşular, diğer anneler ve parktaki çocuklar ancak ona  gerçek etkileşimi verebilir ve dünyayı öğretebilir

Duygu PEKEL GÖKSEL

Uzm. Gelişim Psikoloğu

 

Mucit Panda Blog İçeriğidir.