ÇALIŞAN ANNE ve AYRILIK ANI

calisan-anne

Bir kadın yeni anne olduğunda;

Yeni düzene-yeni karmaşaya,

Yeni endişelere-yeni mutluluklara

Yeni sorulara-yeni cevaplara

Yeni yorgunluklara- yeni dinlenmelere kısacası yeni bir “ben”e uyum sağlamaya çalışırken bir de çalışan anne olarak işe dönmeye hem kendini hem çocuğunu hazırlamaya çalışır çoğu zaman.

İşe dönmenin insanı canlı, işe yarar, “eskisi gibi” hissettirmesinin yanında çocuğumuzla yeterince vakit geçirip geçirmediğimiz, ona yeterli olup olamadığımız gibi soruları da aklımızda döndürdüğü gerçeğini yok sayamayız sanıyorum. Bir tarafımız mutlu ve beslenmiş hissederken diğer tarafımız yoğun bir suçluluk hissediyor olabilir. Hele ki çocuğumuz ayrılırken arkamızdan ağlıyor, evden çıkmayalım diye boynumuza sarılıyorsa….

Ayrılık Kaygısı Yaşadığında

calisan-anne-2

Bebekler 9. Aydan itibaren bakım vereni yanından ayrıldığında buna tepki göstermeye başlar ki bu güvenli bağın oluşumuna dair olumlu bir sinyaldir. Dolayısıyla öncelikle bebeklerinin bu tepkisiyle karşılaşan anneler için bu durumun sağlıklı olduğunu belirtelim. Ancak kabul edelim hem anne hem çocuk için süreci daha da zorlaştırabilir bu ağlama anları. Ve maalesef “fark ettirmeden” çıkmanın o anki ağlama ve zorlanmayı engellediği düşünüldüğü için bazen kendi tercihimizle bazen çevremizin bizi yönlendirmesiyle başvurduğumuz yöntemlerden biri olur, o başka bir şeyle ilgileniyorken evden çıkmak. Halbuki bebeğin güven duygusunun zedelenmemesi için ne kadar önemlidir her seferinde, annenin vedalaşarak uzaklaşması. Düşünsenize arkadaşınızla buluşmuş sohbet ederken arkanızı döndüğünüz kısa bir an içinde masadan kalktığını fark etseniz ne hissedersiniz?

Ayrılık Ritüeli Oluşturmak Rahatlatır

calisan-anne-3

Çocuğunuz zorlansa da ağlasa da her seferinde onunla vedalaşarak, zaman içinde annenin her gittiğinde mutlaka geri geldiğini ona öğretmiş olursunuz. Üstelik o zorlu duygular yaşadığında, annesi olarak bu duygularla baş edebildiğiniz, bu duyguları yok saymadığınız ve yok saymasına gerek olmadığı mesajını da alır çocuğunuz.

Ayrılık anları için, çoğunlukla kısa, net ve benzer cümlelerle “şimdi gidiyorum ama akşam geleceğim” demek, aramızda bir vedalaşma rutini oluşturmak (avcunu öpmek, kalbine dokunmak, öpücük üflemek vb.) belki sarılmak ama bizi bırakmamak için kuvvetlice tutuyorsa süreci çok da uzatmadan ritüellerimizi yapıp çıkmak destekleyici olacaktır. Süreci ne kadar uzatır, açıklama yaparak çocuğumuzu ikna etmeye çalışırsak aslında hem kendimiz hem onun için durumu o kadar zorlaştırıyor olabiliriz.

Ayrılıklar kısa süreli de olsa kolay değildir ne çocuğumuz ne de bizler için. Ama unutmayalım önemli olan çocuğumuzun kısa süre içerisinde hiç ağlamadan bizden ayrılması değil, güvene dayanan ilişkimizle onun güvenli limanı olabilmemizdir. 

Ceren Yüksel Dışpınar

Klinik Psikolog